Tekrardan meraba ! uzun zamandır ne bloguma uğrayabiliyor nede film izliyip yazmaya vakit bulabiliyordum ama makus talihimi yendim ve çok güzel bir film izleyerek geri döndüm!
Darren Aronofsky'ın son baş yaptı Black Swan'ı an itibariyle izlemiş bulunuyorum.Açıkçası bu yılın benim için en merakla beklenen filmlerinden biriydi.Venedik film festivalinde görücüye çıktığı zamandan bu yanada zaten sinema dünyasınında dilinden düşmüyordu.Her şey bir yana Aronofsky benim için çok önemli bir yönetmen Pi,Requiem For A dream ve The Wresler oldukça sevdiğim filmlerdi hattı Requiem for A dream'in modern bir baş yapıt olduğu kanımca su götürmez bir gerçek yine Pi de benim için çok önemli filmlerdendir.
Black Swan'a gelirsek Darren Aronofsky bu sağlam filmografisine yine harika bir başyapıt eklemiş.Black Swan size izlediğiniz çeşitli filmleri verdiği duyguları bir bir hatırlatan ama bütünüyle apayrı bir yere koyabileceğiniz bir film bunu biraz açarsak aslında içinde All About Eve de var The Red Shoes da hatta bana Fight Club'ı bile anımsattı (tamam abartmaya lüzüm yok :))..
Nina Sayers New York bale topluluğunun genç ve yetenekli balerinlerinden biri, işi konusunda çok hırslı ve kusursuz olmak istiyor bunun içinde çok çalışıyor.Bu hırs ve idealizmde Nina'nın annesi Erica'nın da etkisi büyük eski bir balerin olan Erica bir anlamda yapamadığı şeyleri Nina'da görmek istiyor bu durum Nina'ya bir sorumluluk duygusuda yüklüyor.Bu süreç içerisinde topluluğun sanat yönetmeni Thomas Leroy bu sene meşur kuğu gölü balesini sunacaklarını açıklıyor topluluğun deneyimli balerini Beth'in de oyunda yer almayacak olması Nina'da kuğu kraliçesi rolünü oynaması tutkusunu daha da pekinleştiriyor.Zaten filmimizde tam olarak bu noktada başlıyor..
Konuyu çok fazla anlatıp izlememiş ve izleyecek olanların hevesini kaçırmak istemiyorum ama Black Swan bir dönüşüm hikayesinden çok daha fazlasını sunan bir film sadece beyazın-siyaha , iyinin kötüye yenilmesini değil hırsın başarma tutkusunun bazen insanlara neler yapabileceği mükemmel olmanın değil kendin gibi olmanın asıl olması gereken olduğunu ve bunun gibi bir çok şeyin üzerinde duran bir film ..

Mila Kunis,Barabara Hershey ve mükemmel fransız vincent abimizide unutmayalım hepsi çok başarılıydılar...
Rolü çok az olsa da Winona Ryder sen sinemayı hiç bırakma ölünceye kadar oyna ablacım .. Winona Forever :)
Bukadar laftan sonra diyeceğim Black Swan izlenmeyi bekliyor iyi seyirler...
91/100
kişisel not:fulya bu filmi senle tekrarda izleyebilirm...:)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder