
Dönüp eski yazılara baktığımda Across the Universe hakkında yorum yaparken müzikal türüne dair de bir kaç şey söylemişim.Bunlar arasında en önemli not sanırım bu türün son yıllarda ne kadar çok gelişmekte olduğu ve bununla ilgili ne kadar çok filminde bizle buluştuğu ile ilgiliydi.Tabi bunları hatırlatırken umarım Chicago'yu es geçmemişimdir zira film o yıl birden parlamış 13 oscar adaylığı, iyi performansları ve bir birinden hoş şarkılarıyla oldukça dikkat çekmişti.İşte Chicago'nun yönetmeni Rob Marshall'ın Nine'ı çekeceği haberinden sonra ister istemez akıllarda hep Chicago kadar iyi (Chicago'nun da ne kadar iyi olduğu tartışılabilir) olacak mı gibi sorular geldi.Bunun öncesinde de Marshall'ın bir önceki filmi Memoirs of a Geisha'nın kitabının hakını verememesi hatta vasat bir film oluşu bir çok sinemaseverin Marshall'ın sinemasıyla ilgili kuşkulanmasına sebebiyet veriyordu.
Fakat Nine yapım aşamısından itibaren iddialı bir filmdi.Oyuncu kadrosu açıklanırken Marion Cotillard , Penelope Cruz , Judi Dench gibi isimlerin kadroya dahil olduğunu duymak bile proje için yeterince heycanlanma sebebiydi nihayetinde filmin esas adamı Guido 'yu sinemanın son yıllardaki en iyi karakter oyuncularından biri olan Daniel Day Lewis'in canlandıracağı haberi gelince de filmin performans anlamında herkesi tatmin edeceği ortaya çıktımıştı.
Geçtiğimiz Aralık vizyona giren film için Oscar tahminleride oldukça fazlaydı fakat gerek erken gelen eleştiriler gerekse diğer ödüller gösterdi ki filmin Oscar konusundaki öne çıkan tarafı Cotillard ve Cruz'un performanslarıydı..
Nine italyan yönetmen Guido'nun bir türlü istediği filmi çekememe dilediği senaryoyu yazamama hikayesi..Guido öyle bir adam ki hayatının her yerinden kadınlar var onun kadınları kimisi annesi kimisi ilham perisi kimisi aşık olduğu ama bir şekilde o bütün bunlar arasında kaybolmuş bu kadar çok şeyin arasında ne istediğini bilmeyecek kadar kör olmuş durumda belki de bu yüzden bir türlü yazamıyor.
Bu dolu ve bir o kadar da kadınlı hayatı izlerken izleyici olarak en az bizde Guido kadar karman çorman oluyoruz çünkü ne geri dönüşler bizi Guido'ya yeterince bağlıyor ve onu tam anlamıyla çözmemezi sağlıyor ne de bu kadınların hiç biriyle tam iletişim kurabiliyoruz işte bu noktadan sonra film yıldızların birer birer çıkıp dans ettiği güzel kostumler giyip şarkı söylediği bir şova dönüşüyor ama izlediğimiz şeyin bir film olduğu gerçeğini tekrar hatırlıyoruz ve bu da bizi tatmin etmiyor.Çünkü bu çok karakterli film bir türlü rayına oturamıyor gibi hissediyoruz film boyunca...

Rob Marshall Nine'ı çok çok daha iyi yapabilirmiş gibi hissettim film boyunca fakat yine de fimlerindeki ( Chicago ve Memoirs of a Geisha'ya dayanarak)sanat yönetimine ve görüntü yönetmenliğine(Memoirs of a Geishadaki dans sahnesini hatırlatmakta fayda var ) tek kelime ile bayılıyorum , bir karakter nasıl giydirilir hoş gösterilir( Velma Kelly desem?) gayet iyi biliyor fakat bütünsellik ve anlam katmada fazla yapaydı hala o yolda gözüküyor...
66/100
