21 Aralık 2007 Cuma

Jolie ,Elizabeth,3:10 yuma ;La mome!...




A Mighty Heart


Michael Winterbottom ' ın (The Road Guantanamo) sonrası oldukça iyi eleştiriler aldı filmi A might Heart sonunda izleme şansı buldum.Mariane Pearl' ün Pakistan'da bulunurken gazeteci eşi Daniel Pearl 'ün kaçarılmasıyla yaşadıklarını anlatan hikaye oldukça sağlam The Road Guantanamo gibi bu filmdede Winterbottom çok iyi bir iş çıkarmış Angelina Jolie sanırım şuana kadar izlediğim en iyi performansını sergiledi.Mariane Pearl rolünde oldukça iyi, sağlam bir film..
80/100




Elizabeth The Golden Age


Evet Cate Blanchett muhteşem bir performas sergilediği Elizabeth I rolünde tekrar karşımızda... Cate yine muhteşem fakat film için aynı şeyleri söylemek pek de mümkün değil gösterişi altında boğulan bir film olmuş bana kalırsa ilk filmdeki havadan da eser yok yinede genel eleştiriler kadar kötü bulmadım.Clive owen ve Geoffrey Rush yan rollerde iyi fakat Samantha Morton ve Rhys Ifans a gerçekten dikkat!
65/100




La Mome

Yılın en iyi performansı! Bunu şimdiden söylemek ne kadar doğru bilemem ama Marion Cotillard Edith Piaf rolünde izlediğim en iyi performanslardan birini veriyor. Ünlü fransız şarkıcı Edith Piaf'ın biyografisinin işlendiği La vien Rose (Kaldırım Serçesi) en başta Cotillard'ın performansı ve Piaf'ın muhteşem şarkıları için izlenmeye değer bir film... Filmi izlediğinizde Piaf'ın ne kadar da ilginç bir hayat öyküsüne sahip olduğunu göreceksiniz..

81/100


3:10 to Yuma

Western sinemasının güncel örneklerinin artar oluşu gerçekten çok hoş benim gibi spaghetti westernlerin tadını bilmayen birisi için bu filmleri izleme sansı bulmak ayrı bir zevk.
3:10 to yuma bir yeniden çevrim ilk filmi izlemediğim için ne kadar sadık veya yenlikçi hiç bir fikrim yok ama filmin işlenişi gerçekten harika.Crowe ve Bale den her zamanki gibi güçlü peformanslar çıkmış.Oscarlarda ne kadar sanslı olur bilmiyorum ama Westernleri özleyenlere %100 tavsiye olunur..

79/100

16 Kasım 2007 Cuma

Ratatouille (2007)




Ratatouille bir farenin aşçı olma tutkusundan yola çıkan bir film...
Daha çok ücra köşelerde yaşayan bir fare topluluğunun üyesi olan lezzet konusunda uzman faremiz Remy'nin tesadüf yada kader eseri idolu olan Auguste Gusteau restoranına geliyor.Restoran ise Gusteau ölümü ile prestijini kaybetmiş bir de ünlü yemek eleştirmeni Anton Ego restoranın yıldızını düşürünce koca restoranın bütün sorumluluğu hırslı ve paragöz şef Skinner'a kalır.Öte yandan restorana yeni bir oğlan gelir ve bu oğlan oldukça yeteneksiz biridir...
herkes yemek yapabilir! sloganını benimseyen remy bu genç oğlana yardım eder ve olaylar gelişir..

Evet bu film bir animasyon ve belki çoğu yetişkin animasyonlara karşı hala önyargılar içerisinde fakat film kesinlikle muhteşem! Bir kere öyküsü gerçekten sağlam temellere oturan bir film ve hikaye çok iyi bir fikre sahip onun dışında filmin alt metinleri de oldukça güçlü...

Teknik yapısı ise ayrı bir harika animasyon konusunda zaten kendini kanıtlamış bir şirket olan Pixar belkide tarihinin en iyi işçiliğine imza atmış kaşıklardan tutun farelerin tüyüne kadar okadar gerçekçi ki!

Konusu,görüntüleri ve karakterleriyle Ratatouille sezonun en iyi filmlerinden birisi...

9/10

29 Eylül 2007 Cumartesi

The İnvasion


Uzun zamandan sonra nihayet film izlemeye döndüm! Bu dönüşü de amerikada ağustos gibi vizyona giren hem boxoffice hemde kritik anlamda çöküntüye uğrayan Nicole Kidman son filmi the İnvasion ile yaptım...

Patriot adlı uzay mekiğinin dünyaya çakılmasıyla beraber yanında getirdiği virüs amerika da insanlar arasında büyük bir hızla yayılmaya başlıyor başlarda büyük grip salgını gibi gelen bu durum zamanla kahramınımız Carol ve dünya için çokta basit bir durum olmadığı insanlığın büyük bir tehlikeyle karşı karışıya kaldığı bir durum olup ortaya çıkıyor.
Bu müdetten sonra Carol hastalıktan korunma ve oğlunu bulma çabasıyla büyük bir mücadeleye giriyor...

Philip Kaufman 1978 yapımı filminin yeniden çevrimi olan bu yapımın kötü olduğunu düşünmüyorum lakin film hakikaten çok vasat ... Bir kere bu film için korku yada gerilim demek çok gülünç çünkü film ne korkutuyor nede yer yer gerilmenizi sağlıyor baştan sona kadar filmin bir esprisinin olmasını istiyorsunuz fakat film çok düz ilerliyor türü bilenleri asla şaşırtmayan bir üslupla sonuna kadar devam ediyor...
Çoğu bilim kurgudan bildiğimiz bilindik kötü adamlar,her şartta kurtulan esas kahramanımız ve o bilindik son gibi türlü klişeyi içinde bulundurması ve film boyunca bahsi geçen ülkeler arası ilişkiler üzerine bir söylem getirme de cabası ...


Eğer orta karar bir temposu olan ,aksiyon bilimkurguları özlediyseniz dvd si alıp rahatlıkla izlenebilir lakin okadar para döküp sinemada izlemeye değer bir film değil.

9 Eylül 2007 Pazar

Venedik Film Festivali

Ferzan özpetek'in de aralarında bulunduğu jüri dün kazananları açıkladı..


Altın Aslan:Lust caution (ang lee)
Gümüş Aslan: Brian de palma(Redacted)
Jüri Özel ödülü:I'm not there(Todd Heynes),La Graine et Le mulet(Abdellatif Kechiche)
En İyi Erkek Oyuncu:Brad Pitt(The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford)
En iyi Kadın Oyuncu:Cate Blanchett(I'm not there)
En iyi senaryo:Paul Laverty(İt's a free world)

Ang lee'nin brokeback mountain sonrası ikinci ödülü bu Venedik'te yorumlara bakılırsa Lust Caution da, Redacted da oldukça iyi filmler... Brian de palma'nın bu güzel dönüşü çok sevindirici şahsen Black dahlia dan pek haz etmemiştim..Yine Ken loach'ın İt's a free world,Todd Haynes'ın I'm not there, Joe Wright'ın Atonement festivalin önde gelen filmlerinden...

Oyuncu seçimlerinde ise gelen yorumlardan ve hatta fotoğraflardan dahi blanchett ne kadar muhteşem bir portre çizdiği anlaşılıyor yanlız filmde tam anlamıyla bir başrol de değil zannedersem fakat filmin sırf blanchett performansı için bile izlenebileceği söyleniyor..

Brad Pitt'e karşı kişisel bir ön yargım olduğundan çokta sevinmedim zira rol arkadaşı Casey Affleck neredeyse her sahnede rol çaldığı söylenmesine,Micheal Caine Sleuth ile öne çıkmasına,Tony leung ,George Clooney vs isimlerinde olumlu eleştirilerine rağmen ödülün Pitt'e gitmesi benim soru işareti tabi hiç bir filmi görmeden bu şekilde yaklaşmak ne kadar doğru neyse en yakın zamanda filmleri ülkemizde görüp izlemek dileğiyle..

3 Eylül 2007 Pazartesi

Out of Africa (Benim Afrikam)



Isak Dinesen ( Karen Blixen) aynı adlı romanından uyarlanmış olan Out of Africa danimarkalı Barones Karen Blixen evlenip afrikaya yerleşmesi ile beraber Afrikada olan yaşamının üstüne kurulu...

1.dünya savaşının yaşandığı yıllarda geçen hikayede savaşa,afrikadaki yerlilere karşı referanslar mevcut lakin film Karen Blixen bir nevi biyografisi niteliğini taşıyor ve daha çok karakterin üzerinden gitmeyi tercih ediyor...Bunu yaparken kitaba ne kadar sadık kalındığı bilmesemde bence yaklaşık 2,30 saatlik süresince film çok akıcı ilerliyor.Bunda afrika'nın muazzam doğasınında inanılmaz payı var yeşillikler,hayvanlar izlerken adeta sizi büyülüyor... (cinematographynin hakkını yemeyelim)


Oyunculuklara gelirsek Robert Redford rolünün gereğini en şekilde yaparken Meryl Streep her zamanki olağanüstü performanslarından birini daha sergilemiş bakışlarından duruşuna kadar kesinlikle on numara

7,5/10

31 Ağustos 2007 Cuma

Mr. Smith Goes to Washington

Blog'um ilk eleştirisi Mr.Smith goes to washington filmine nasip oldu.Bu film Its a wonderful life ve It happened one night sonrası izlediğim 3. frank Capra filmi...

Özetle filmin Eyaletinde izci cocukların başında bulunan ve yerel halk özellikle çocuklar tarafından çok sevilen Jeff Smith tesadüf(kader) eseri eyaletinden senatör seçilip washington gidişi orada idealleri uğruna birşeyler yapmaya çalışması fakat aslında bu ideallerin washington ne kadar geçerli! olduğunu görmesi üzerine olduğu söylene bilir..

Filmi izlediğinizde acı olan 1939 yapımı bu filmin konusunun orjinelliğini hala koruması! Politik çıkarlar , rüşvet ,yolsuzluk gibi konuların dünya politikasında hala geçerliği olduğu bilinen bir gerçek ve jeff Smith ise bizim Don kişotumuz namuslu, idealist...

Böylesi bir politik film yaparken capra'nın kesinlikle politik bir söylemi yok zira jeff'in yada muhaliflerin hangi yönlü politika(demokrat/cumhuriyetçi) yaptığına dair hiç bir bulgu ulaşmıyor Sırf James Stewart 'ın muhteşem performansı ve karekterinin o uzun anayasayı okuyuş sekansı için bile izlenebilecek bir Frank Capra Başyapıtı!

9/10

Merhaba

Bu gün den itibaren kişisel bir günlük tutma işine giriyorum ne kadar sıklıkla güncelliyebilirim bilmiyorum ama vakit buldukça yazmaya çalışacağım...
Burası ne üzerine bir günlük olacak ondan da bahsedersek tabiki sinema,müzik kısaca aktüalite...